7 2 8 . 9 1 4 kişi olduk. Siz de aramıza katılın...
Anneyiz.Biz  
 
 
 

 

Sizi en çok ne mutlu eder?

Eşimden pahalı bir hediye
Çocuğumdan bir öpücük
Süper bir tatil
Ailemle evde vakit geçirmek
 

Çalışan anne sendromu

Aile - Anne-Baba Olmak
kategorisi haberleri
 
 

Facebook Katıl
Paylaş
 
twitter Katıl
Paylaş
Bu haberi tavsiye edin
Bu haberi tavsiye edin
Anne olmak hemen her kadının arzu ettiği, planladığı ve merak ettiği bir roldür. Küçük bir kız çocuğuyken oyuncak bebeklerimize annelik etmekle, ilk annelik deneyimimiz başlar ve her kadın “ideal anne” olma arzusundadır. İdeal annelik hem toplumsal kurallarla belirlenmiş hem de kendi annemizle yaşadığımız deneyimlerimizin sonucunda oluşturduğumuz bir kavramdır. Diğer yandan “iyi anne” olmanın gerekleri konusunda birçok uzman görüşü mevcuttur. Tüm bu referanslar bize nasıl bir anne olmamız gerektiğini söyler.

Son yıllarda ülkemizde çalışan kadınların oranının artmış olması ve her geçen gün de artıyor olması; çalışan anne sayısının da artmasına neden olmuştur. Bu değişim, kadının hem iş hayatında başarılı olması, “ideal çalışan kadın” olması hem de evde “ideal anne” olması zorunluluğunu getirmektedir. Kadınların kendi zihinlerinde yarattıkları ideal anne modeli ile çalışmak ve çocuğu bir başkasına bırakmak zorunluluğu çelişkili duygulara neden olmaktadır. Bu konuda kadın hem kendi suçluluk duygularıyla baş etmek hem de çevresinden gelen ve çocuğuyla daha fazla ilgilenmesi gerektiğine ilişkin eleştirilerle baş etmek durumunda kalmaktadır. Bu çatışma da birçok kadının hem işyerinde hem de evde yeterince iyi hissetmemesine neden olmaktadır.

Çalışan anne sendromu


Oysa birçok kadın hem iş hayatında başarılı olmakta hem de mutlu ve doyumlu bir anne olmayı başarabilmektedir. Yani çalışan anne olmak yetersiz bir anne olmaya neden değildir.

Bu çelişkili duygularla baş edebilmek için öncelikle “mükemmel anne” olmak yanılgısından kurtulmak gerekir. Çünkü maddelerle belirlenmiş bir mükemmel annelik söz konusu değildir. Mükemmellik mümkün olmayacağı için bunun sonucunda hayal kırıklığı yaşamak da kaçınılmazdır. Her birey farklıdır; herkesin sevgisini gösterme şekli farklıdır. Bebekler öncelikle koşulsuz ve şefkatli bir sevgiye, ilgiye ve bakıma ihtiyaç duyarlar.

İlk bebeklik döneminde bebeğin anneye ihtiyacı çok yoğundur. Meme emmek, meme emerken annenin varlığını, şefkatini, kokusunu hissetmek bebeğin ihtiyaç duyduğu anneye bağlanma ve dış dünyayı huzurlu bir yer olarak hissedip güven duyma ihtiyacını karşılar. Bu nedenle de özellikle ilk 6 ay mümkün olduğunca annenin bebeği sık görmesi hatta temel bakımı kendisinin vermesi önerilir. İlk bir yıl da eğer mümkün ise biraz daha esnek saatlerde çalışmak ve hem bebek hem de anne için daha doyurucu olmaktadır. Bebekler ilk birkaç aydan itibaren belirli sürelerle anneden ayrı olmayı tolore edebilirler.

Zannedildiği gibi bebeğin uyanık olduğu tüm zamanlarda onunla temas halinde ve sürekli ilgilenerek bebeği ilgiye boğmak gerekmez. Örneğin; bebek uyandığında belli bir süre yatağında kendi başına oyalanabilir; odasındaki objeleri izler, yatağının içindeki çıngırakla ilgilenir. Biraz daha büyüdüğünde kendi başına da oyun oynayabilmesi, kendi kendiyle kalarak zaman zaman ufak yalnızlıklarda da huzurlu olabilmesi ve anneye olan bağımlılığından sağlıklı bir şekilde kurtulabilmesi için bu ufak ayrı kalmalar son derece önemlidir.

Bebeğin anne yerine geçecek yumuşak, sevecen ve sevgi dolu bir bakıcıya ihtiyacı vardır. Bu sağlanabilirse bebek anne ile geçirdiği zamanlarda da huzurlu ve keyifli olacaktır. Burada tek önemli prensip annenin evde olduğu zamanlarda mümkün olduğunca bebeğin ihtiyaçlarını kendisinin karşılaması ve kısa da olsa geçirilen zamanda annenin rahat ve huzurlu olmasıdır. Çünkü huzursuz ve yoğun suçluluk duyguları taşıyan bir anne bebekte de annenin beklentilerini karşılamaya yönelik bir baskı oluşmasına neden olacaktır. Bu baskı ise bebeğin anneye bağımlılığını artırarak, ayrışmasını ve psikolojik olarak büyümesini zorlaştıracaktır.

Anne olmak çocuğun her anında onunla birlikte olmayı ve sürekli paralel hareket etmeyi gerektirmez. Tam tersi çocuğun anneden ayrı ve bağımsız olarak hareket edebilmesi, kendi farklılığını ortaya koyabilmesi ve anneden gereken ilk temel duygusal besini aldıktan sonra kendi başına büyüyebilmesi gerekir.

Çocuğunu hayatının merkezine koyan ve bunun dışında hayattaki diğer alanları geri plana atan anneler hem kendileri yetersiz hissetmekte hem de çocuklarına annelik konusunda yanlış model olmaktadırlar. Çocuklar annelerinin sevgilerine de başarılarına da ihtiyaç duyarlar. İş hayatını çocukları için terk eden birçok kadın kendini değersiz hissetmekte bu da zaman zaman çocuğa kızgınlık yaşamasına neden olmaktadır. Bu durum da yine çocukla ilişkinin zarar görmesine dolayısıyla hem annenin hem de çocuğun mutsuz olmasına neden olmaktadır. Başarılı bir iş hayatını çocuk için terk etmek kadının çocuğa “iyi anne” olmak için çok fazla çaba göstermesine, dolayısıyla çocukta da: “Benden çok fazla şey bekleniyor.” hissi oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle iş hayatında başarılı olan ve işinden tatmin olan bir kadının çocuk için işi bırakması ne çocuğa ne de anneye yarar sağlamaktadır.

Çalışan bir kadın eve geldiğinde çocukla ilgilenmek dışında da bir şeyler yapmaya ihtiyaç duyar. Evle ilgili bazı işler, eşle ilgilenmek, kendi kişisel bakımı, kendi hobileri ve dinlenme zamanı… Tüm bunları hakkıyla tek başına yapabilmek bir yandan da çocukla ilgilenip onun ihtiyaçlarını karşılamak, isteklerini dinlemek, oyun oynamak, ders çalışmak, konuşmak, sevmek… Tek başına, güler yüzle ve eksiksiz yapılması mümkün olmayacak işler. Bu nedenle çalışan bir kadının özellikle ve öncelikle eşinden destek görmesi ve bu desteği talep etmesi son derece önemlidir. Hatta bu bebeğin doğumundan itibaren gereken bir destektir. Biraz daha geriye giderek hamilelik döneminde de bu desteğin önemli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü mutlu bir anne olabilmek için önce mutlu bir kadın olmak gerekir. Mutlu bir bebek için mutlu bir anne baba gerekir. Bu üçgen ayrılmaz bir bütündür.

Mutluluk ise; hem işte hem evde hem de aile ile, çevre ile, eş ile olan ilişkide kısacası her alanda doyumu gerektirir. Çalışan bir kadının en önemli ihtiyacı zamandır. Kendisine ayıracağı zamanı artırabilmek adına bazı işler için bir yardımcı bulmak hayatı kolaylaştıracaktır. Bu nedenle temizlik, düzen, yemek gibi bazı ev işleri için bir yardımcı tutulması iyi olacaktır.

Birçok çalışan kadın evde her şeyin mükemmel olabilmesi için tüm işleri kendisinin halletmesi gerektiğine inanır ve yardımcı istemediğini söyler. Ancak kısıtlı zamanlarda bu işleri mükemmel şekilde halletmeye çalışmak ister istemez bir bıkkınlık, kızgınlık ve yorgunluk yaratacaktır ve bu nedenle işte de evde de gergin bir kadın portresi oluşabilir. Çocuklar annelerini mutlu, güler yüzlü ve huzurlu görmek isterler. Ancak bu durumda iyi hissederler. Bu nedenle annenin çocukla geçireceği kısıtlı zamanda keyifli olabilmesi için gereken düzenlemeleri yapması önemlidir.

Çocuğun gelişiyle aile içinde de ciddi bir değişim olur. Anne için de baba için de yeni bir sorumluluk alanı oluşur. Bu da karı koca arasındaki ilişkinin zorlanmasına, gerginliklere neden olabilir. Eşlerin bu değişimin yarattığı duyguları açıklıkla birbirleriyle konuşmaları, yapıcı öneriler getirmeleri ve her durumda birbirlerini desteklemeleri önemlidir. Çünkü “sen” ile başlayan kızgınlık cümleleri ilişkinin yıpranmasına çocuktan önce çok güzel giderken çocukla birlikte birçok şeyin bozulmasına neden olabilmektedir. Oysa bu dönem geçicidir, zordur ve bu zorluğun omuz omuza verilerek atlatılması gerekir. Bebeklik ve ilk çocukluk döneminde anne-babanın birbirini desteklemesi ve aile huzuruna önem vermesi çocuğun hem ergenlik döneminde hem de yaşamı boyunca mutlu bir birey olabilmesinin ön koşullarından biridir.

Çalışan annelerin en çok zorlandıkları konu işteyken evde olamamanın yarattığı kaygıyı yaşamak evdeyken de işte yeterli olamadığını yeterince işe odaklanamadığını düşünmektir. Bu da her iki ortamda da başarısızlığı getirir. Oysa işteyken evde her şeyin yolunda olduğunu düşünmek, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanıyor olduğuna inanmak işte de huzurlu olmayı getirecektir. Böylece eve dönüş saati hem anne için hem de çocuk için keyifli bir kavuşma saati olacaktır. Çocuk da annesini daha az kaygıyla özleyecek ve birlikte geçirilen zaman hem anne hem de çocuk için doyurucu ve kaliteli olacaktır.

Uzman Pedagog Belgin Temur


 
Etiket Bulutu
  Siz de yorum yazın!  
Yorum Sahibi : hatice akın 04.03.2010
Yorum :
Evet bır calısan anne daha.bende kızım 1 yasındayken calısmaya basladım.ev ıs kızım araya sıkısmıs bı haldeyım.kızımın yanında olmamak benı cok uzuyo.hanı cocukların yalnız kaldıklarını dusunduklerı ve sadece annesıne dokunmak ıstedıklerı anlar vardır ya ben o anda Yadesuyumun yanında olamamak dusuncesı benı yıyıp bıtırıyo.onun ılk yaptıgı hareketlerı benım gormemem ananesınden duymam uzucuuuu...vıcdanımla mucadele etmekten yoruluyorum.Yadesu hayatımın anlamı onu çok sevıyorum ıyıkı dogurmusum.bazen kendımı avutmak ıcın bu kaderı yasayan bır cok kadın var dıyorum ama...
Yorum Sahibi : sibel baba 19.11.2009
Yorum :
çalışan annelerin zor anları bazıları çocuk yapılmaması taraftarı ben buna karşıyım çalışan kadınlarında çocuk sahibi olmaları taraftarıyım ve yeterince ilgi gösterildiği sürece herşey yoluna giriyor. ben bebeğim 5,5 aylıkken işe devam ettim ve bu en zor dönmedi benim için bebeğimin hırçınlaştığını gördüm. ama eşimin desteği ve yardımıyla bunu hallettik. eşim bebeğimi yanıma iş yerine getiriyordu ve onu gün ortasındada emdirebiliyordum. şimdi ise 1,5 yaşında oğlum ve babasıyla birlikte sabahları beni işe götürüyor bana el sallıyor herşey yolunda allah bozmasın. çok seviyorum oğlumu her nekadar beni zorlasada :D bitanem o benim iyiki doğurmuşum dünyadaki tek mirasım o benim ondan başka herşey yalan
Yorum Sahibi : aynur akdeniz 16.11.2009
Yorum :
yorumlarınızı okudum. bende yorum yazmaya karar verdim. bende çalışan bir anneyim. iki çocuğum var. birincisi ilkokul 2. sınıfta. diğeri 2 yaşında kız. çocuğumu bakıcıya bıraktığım için suçluluk hissetmiyorum. evde iyi vakit geçirmeye çalışıyorum. eve yardımcı alayım dedim. olmadı. uygun birini bulamadım. çocuklarınız küçükse yardımcısız olmuyor. çocukla ilgileneyim diyorum, ev kalıyor, evle ilgileneyim diyorum, kendimle ilgilenemiyorum. velhasıl hayat koşuşturmacayla geçiyor. ama anne olduğum için ve işim olduğu için Allaha sonsuz şükürler olsun. biraz daha disiplinli ve düzenli olabilsem galiba sorunum çözülecek. tüm annelere kolay gelsin.
Yorum Sahibi : hayat yalçın 16.11.2009
Yorum :
11 aylık bir oğlum var.yalnız olmadığımı ya da en azından kendimde sorun olmadığını bilmek güzel.biraz olsun içim rahatladı.Çalışan her annenin sorunu aynı ev,iş çocuk bakımı ve kendi bakımsızlığı...yetişmek için çabalıyorum ama hiçbir şekılde yetişemiyorum.arkamı döndüğümde herşey sil baştan.Eşinizin yardımları da yıne bır yere kadar.Herşey yıne size bağlı sizin üzerinizde.Bazen içimden keşke hafta sonu hiç gelmese dıyorum işte yorulduğumdan daha fazla yoruluyorum Allah çalşan annelere bolca sabır ve güç versin.
Yorum Sahibi : deniz duymaz 14.11.2009
Yorum :
yazılanları okuduğum zaman aslında benimle aynı hisse sahip ne kadar çok anne varmış dedim.kızım 4,5 aylık olduğunda çalışmaya başladım ve şu anda o 19 aylık ve ben gayet yoğun bir tempoda çalışmaya devam ediyorum. kızıma babaannesi bakıyor, bu anlamda içim rahat aslında. ona benim gibi bakabileceğini biliyorum en azından.ama yine de onunla ilgili ilklerde yanında olamamak ve bunu başkasından duymak o kadar üzücü ki. babaannesi, anneannesi ya da bambaşka biri olsun olsun farketmez ilk yürüdüğü anda yanında değilsin belki, ilk dişi çıktığı zaman sen görmüyorsun. dayanması zor yani. akşam koşarak gidiyorum eve,tek isteğim onun yanında olmak oluyor. zamanımın çoğunu ondan ayrı yaşadığım için onunla ilgilenmek dışında başka bir şey yapıyor olmak vicdan azabı çekmeme sebep oluyor bu yüzden de ev işleri ve diğer ne varsa hayatımda askıya alıyorum. şunu anlıyorum gün geçtikçe mükemmel olmak bir yana zaten bunu beklemiyoruz biz ama iyi anne,iyi eş,iyi çalışan olmayı bile başarabilmek mümkün değil. tabi tüm bunlar olup giderken kendimiz için ne yaptığımızda sorulabilecek başka bir soru.
Yorum Sahibi : Gülşah 14.11.2009
Yorum :
Ben aslında şanslı bir anneyim diyebilirim, çünkü evim ile işim aynı binada yaklaşık altı ay hiç çalışmadım.Şu an kızım 15 aylık esnek çalışma saatlerim olduğu için onun uyku saatinde bakıcı teyzesiyle park saatleri birleştirince günde 4-5 saat çalışıyorum. Eğer bu şartlar olmasaydı da yine de çalışmazdım galiba çünkü yavrum benim için önemli (kuru ekmek yerim ama ben bakarım derim) (bence bir çocuğun en büyük hakkı annesi tarafından bakılmak )özellikle ilk altı yaşına kadarki süreçte doğrudan müdahil olmam gerektiğini düşünüyorum bir şirkette nasıl iki genel müdür olmazsa bir çocuğun iki annesi olmaz maalesef anneanneler ve babaanneler bazen bu kavramları unutabiliyorlar, ben çocukta yaparım kariyer de diyenlerden değilim öncelikle çocuk sonra iş ...
Yorum Sahibi : selda 13.11.2009
Yorum :
Bende çalışan bir anneyim oğlum şu an 20 aylık ben 3 aylıkken iş yerinden çağırdıkları için çalışmaya başladım. Çok ufaktı çok vicdan azabı çektim. Bu arada çocuğa kayınvalidem baktı taşınıp onun alt katına gitmek zorunda kaldım hem çocuk hem iş hem yeni bir ortam çok zorlandım.Şu an evimi aldım ama onlarda bizimle yaşamak zorunda çünkü evlerine çok uzak. Aslında çok sıkıntıdayım ama dediğiniz gibi akşam eve gidildiğinde o güzel yüzünü görmek bazı şeyleri unutturuyor. Şu var ki çok sıkıntılı dönem insan bir çok şeye çocuğu için katlanabiliyor.
Yorum Sahibi : ELİF IŞIKLAR 13.11.2009
Yorum :
Buradaki bütün arkadaşlar gibi ben de çalışan bir anneyim. Benim de 10 yaşında 1 tane kızım var. Çalıştığım için 2. çocuğa cesaret edemiyorum. Kızım çok agresif davranışlarda bulunuyor. Yanında ben olmadığım zaman gayet uslu, sakin oluyormuş fakat ben eve gittiğimde o kadar çok şımarıyor ki anlatamam. Haketmediğim sözleri duyuyorum ağzından ve etrafımdaki insanlar nasıl bu kadar sabırlı olabildiğimi merak ediyorlar. Kızmayı beceremiyorum, kızdığım zaman çok üzülüyorum her an yanında olamadığım için. Bu güne kadar da asla el kaldırmadım. Ne yapmam, nasıl davranmam konusunda bana yardımcı olur musunuz. Teşekkür ederim.
Yorum Sahibi : aygul dageri 13.11.2009
Yorum :
bende kendi işinde çalışan bir anneyim.kafamın içi her dakika dopdolu ekonomik koşul yetersizliği,ilgiye muhtaç küçük bir bebek,ev işi,yemek derken bırakın süper olmayı vasat olarak yetebiliyorsam bile ne mutlu bana.genede oğlumu dinlemeye çalışırım,oynarım ev işi kalır kalsın sonuçta ne ekersek onu biçeceğiz
Yorum Sahibi : gül gülgün 13.11.2009
Yorum :
Ben de sizinle sorunumu paylaşmak istiyorum.Benim onbir yaşında bir kızım var.İnanın ,küçükken eşimle çocuk küçükken bahsedilen gerginlikler yüzünden ufak tefek sorunlar olmasına rağmen kızımla hiçbir sorunum olmadı diyebilirim.Bende çalışan bir anneyim.Çocuğa beş yaşına kadar annem baktı.Sonra okula başladı.Lakin şimdi kızımı tanıyamıyorum.Bana öyle ters,aksi davranıyor ki anlatamam.İki gün önce saçından tutup bir tokat attım.Sonra gidip odada ağlamaya başladım.Allahım ben nasıl bir anneyim diye.Ama başedemiyorum.Arkadaşlar bana bir yol gösterin,ben nasıl davranayım.
Yorum Sahibi : Ada Deniz 13.11.2009
Yorum :
Ben de çalışan bir anneyim. Kısmetse ikinci çocuğum da doğacak. Eğer fazla mesai olmazsa eve en erken 19:30 da gelebiliyorum. Sabah 07:00 gibi çıkmam gerekiyor. Çocuklarım hayatta benim için en önemli varlıklar. ama onlara karşı sorumluluğumun sadece sürekli yanlarında olmakla sınırlı olmadığını düşünerek kendimi avutuyorum. Kandırıyorum da denebilir. Çalışmamın sebebinin de onlara daha iyi bir gelecek sunmak olduğunu düşünmeye çalışıyorum. Ama yorgunluk, yılgınlık ve suçluluk duygusu sürekli hisler. Yetememe duygusu, çocuğumla ilgilenemezsem gelen ağlama hissi, ama öteki tarafta mecburiyetler. Allah onlara sağlık uzun ömür ve iyi kader versin, artık önemli olan onlar diyorum.
Yorum Sahibi : bihter kurtulan 12.11.2009
Yorum :
gerçekten çalışan anne olmak çok zor birde herşeyin dörtdörtlük olmasını istiyorsanız olmadığı zamanlarda bunalıma giriyorsanız ve de ona yeterli olamadığınızın farkında olan bir çocuğunuz varsa bunu sürekli dile getiriyorsa bu daha da yıpratıcı ve üzücü ama günümüz şartları maalesef
Yorum Sahibi : GANİME 11.11.2009
Yorum :
DAHA ÖNCEDE MÜKEMMEL ANNE OLMAYLA İLGİLİ BİR YAZI VARDI.OKUDUĞUM ZAMAN DEMEK Kİ ÇALIŞAN HER ANNENİN SORUNU DEDİM YETMEMEK...YORUM EKLEMEK İSTEDİM.O KADAR ÇOK YOĞUN MUŞUM...YORUM BİLE YAZAMADIM.HER ŞEYE YETİŞMEYE ÇALIŞRKEN YIPRANAN HEP BEN OLDUĞUMU FARK ETTİM...YORGUN Bİ ÇALIŞAN,HAYATTAN ZEVK ALMAYAN Bİ EŞ,HER ŞEY İÇİN ACELE EDEN Bİ ANNE...YAVAŞ YAVAŞ ÖĞRENMEYE BAŞLADIM TEKRAR BU YAŞIMA GELMEYECEĞİM,KIZIM BU YAŞTA OLMAYACAK..."HAYAT BİR GÜNDÜR ODA BU GÜN."
Yorum Sahibi : AYSUN ACAY 11.11.2009
Yorum :
merhaba arkadaşlar bende sizler gibi yogun çalışan bir anneyim,herşey benim üstümde,eşim hiç yardımcı deyil,baktım bende artık olucak gibi deyil kendim için bişey yapmanın zamanı geldi dedim ve artık evimin temizliğine yardımcı aldım,bir nebze de olsa yüküm hafifledi.allah hepimizin yardımcısı olsun.
Yorum Sahibi : nur boz 11.11.2009
Yorum :
merhaba. bende çalışan bir anneyim, herkesin yorumunu okuyunca biraz olsun rahatladım, acaba bendemi bir sorun var diye düşünüp, kendimi suçlu hissediyordum. hiç birşeyi yetiştiremiyorum.hayatım hafta içi hafta sonu hiç farketmiyor bir koşuşturma ve kovalamaca gibi geçiyor. ama ne olursa olsun küçük yavruların gülüşü sağlıklı ve mutlu oluşu herşeye değer arkadaşlar...allah yardımcımız olsun...
Yorum Sahibi : jale gültekin 11.11.2009
Yorum :
bende çalışan bir anneyim 6 yaşında anasınıfına giden bir kızım var akşam eve gittiğim de okul ile ilgili yaptıklarını anlatıyor minik yavrum ben ise diğer işlerimi de kafamdan geçirerek dinlemeye çalışıyorum işimiz çok zor en üzüldüğüm nokta yeterince çocuklarımıza ayıramadığımız zaman..
Yorum Sahibi : Özlem Ağsakallı 11.11.2009
Yorum :
yazılan yorumları okudum ve çalışan bir anne olarak zaman zaman düşündüğüm "acaba herkes benim gibi mi" sorusuna cevap buldum yazılanlardan. çocuk sahibi olmak Allah'ın kadınlara bir lutfu bence. değerini bilmeli. ve anne olmak başka hiçbirşeyle kıyaslanamayacak kadar güzel bir duygu. fakat aynı zamanda yorucu. çocuk bakımının verdiği yorgunluğa katlanıyor insan da ev işleri ve bebek gibi bakılmayı bekleyen bir kocanın verdiği yorgunluk zor geliyor insana. zaten çok kısıtlı bir zamanda birçok şey yapmak zorundasınız bir de duygusal anlamda yardım göremediğiniz ve herşeyi sizden bekleyen bir kocanın varlığı yorgunluğunuzu ikiye katlıyor. üstelik ruhsal anlamda da yıpranıyorsunuz. tüm bunların üstüne bir de iş yoğunluğu gelince kendinizi iyice kötü hissediyorsunuz. ama eve gidip de küçük meleğinizin sizi görünce yüzünde beliriveren kocaman gülümsemesini görünce günün tüm yorgunluğu geçiyor. var mı öyle evden çalışıp da para kazandıran, en azından masrafları karşılayan bir iş?? tüm sorunlar çözümlenir bence.
Yorum Sahibi : Asuman 11.11.2009
Yorum :
bende çalışan bir anneyim;fakat bebeğime vakit ayırınca ev işleri kalıyor.Ev işlerini yapınca bebeğimle ilgilenemiyorum.Elimden geleni yapmaya çalışsamda yetişmiyor pazartesi çok yorgun işte oluyorum.herşeye güzel yandan bakmak lazım hem bir çocuğum ve işim var ne mutlu bana,tempoya razıyım olamayanda var.Biz türk kadınıyız herşeyin üstesinden geliriz. :)
Yorum Sahibi : SONERCAN 11.11.2009
Yorum :
yorumların hepsini okudum ve gördümki erkekler de hala eski kafayla gidiyor....eskiden erkek çalışırdı evine ekmek getirirdi,kadında evinde oturur çocuklarına bakar, evinin işini yapar, kocasını evinde rahat ettirmek isterdi... şimdi erkek yine çalışıyor ama kadında çalışıyor...fakat erkekte değişen birşey yok !! erkekler hala o annelerinin babalarına yaptıkları hizmetleri istiyorlar çalışan aşlerinden ....aslında eskiden kadınlık annelik daha kolaydı bence...şimdi kadın hem para kazanıyor hemde annelik yapıyor....allah vicdanlı eşlerle karşılaştırsın...
Yorum Sahibi : elif ırmak 10.11.2009
Yorum :
eşim yardım etmiyor diyen hanımlar, kabul etmeyin zorlayın şart koşun.Yardım etmiyorsa temizlikçinin ücretini o üstlensin.Herşeyi kabul etmeyin böyle hemen.O çocukları tek başınıza yapmadınız.Çalışıyorsanız her yükü paylaşmak zorundasınız.Her türlü yaptırımı deneyin.Onu öyle kabullenirseniz onun da işine gelir.Benim eşim her işi paylaşır çünkü paylaşmassa beni kaybedeceğini bilir.Siz de bunu hissettirin mutlaka göze alamayacaktır.
Yorum Sahibi : gülşen öztürk 10.11.2009
Yorum :
evet hepimiz anneyiz.çalışan anneler.bizleri gerçekten çok büyük sorumluluk bekliyo herkonuda...ev iş çocuk ve bunların içinde yeri geliyo kendimizi unutuyoruz...tamamen bi makine olmuşuz.sabah iş akşam ev çocuklar...kaderimiz böyleymiş.allah herkese yardımcu olsun....
Yorum Sahibi : Gülay Öztin 10.11.2009
Yorum :
Bende çalışan anneyim.Gerçekten hem iş hemde annelik yorucu görüldüğü gibi basit değil ama genede Allaha çok şükür bir gülücükleriyle şirinlikleriyle herşey unutulabiliyor.
Yorum Sahibi : elif 10.11.2009
Yorum :
evet arkadaşlar size katılıyorum ama şunuda sormak istiyorum..yavrularımız anne dediklerinde hangimizde yorgunluk yada mutsuzluk kalıyoki.işte bize doping veren şey ANNELİK..
Yorum Sahibi : Selda DÜNDAR EREN 10.11.2009
Yorum :
Evet bende burda yazılanlara katılıyorum.Bende çalışan bir anneyim eğer çalışıyorsanız evinizde hem çocuğunuza bakacam hem işlerinizi yapacak birinin olması gerekiyor yoksa olan çalışna anneye oluyor ama maalesef günümüz koşullarında bu maddi imkan istiyor yani bayanlara yıpranmaya devam.Eşlerimiz istediği kadar yardım etsin yük gene bizim üzerimizde.
Yorum Sahibi : İlknur Gül 10.11.2009
Yorum :
Evet çalışmak bir kadın olarak anne olarak eş olarak evin temizliğinden çocuğunun ve kocanın bakımından yemeğinden misafirinden hayatı devam ettirebilmek için ne varsa bir kadın olarak sırtlamak...Bunca şeyin üstesinden gelmeye çalışarak birde çalışmak.saatini zamanını ne yapacağını mesai saatlerine göre ayarlayıp sonra kendini aileni ve sorumluluklarını ona göre düzenlemek.bir çocuğum var anneannesiyşe kalıyor annemlerin evi kalabalık biraz o kalabalığın içinde yalnız büyüdüğünü düşünüyorum.her akşam eve gittiğimde biraz daha kızgın ve uzak benden.bir şeyler anlatmak ister gibi kaçamak kaçamak gözlerimin içine bakıyor.bu bakış yüreğimden kan akmasına yetiyor.çalıştığım ortamda o kadar stres verici bir ortamki insanın üzerine o kadar geliyorlar ki.akşam eve gittiğinde zaten sadece uyumak istiyorsun,ama çocuğunu düşününce ona gülümsemek hiçbir şey olmamış gibi davranmak zorunda olduğunu ayrımsamak zorundasın.çok zor işimiz hele de anlayışsız koca olunca çok zor..aslında çok imreniyorum zaman zaman lüksün bu kadar artmadığı annelerimizin döneminde,erkeklerin evin masrafı için çalıştığı kadınlarında ev işleri ve yorgun kocalarına destek olmak için uğraştıkları zamanları kafamda kurup keşke dünyanın düzeni bu kadar bozulmasaydı diyorum...çünkü ne kadar para kazanırsak kazanalım öyle bir fakirlik vardır ki onu yaşattığımız zaman karşuımızdaki o küçük bedende tamiri olmayan yaralar açabiliriz.Sevgi fakirliği açlığı.Allah hepimize sabır ve güç versin
Yorum Sahibi : Büşra Özüberk 10.11.2009
Yorum :
evli değilim ama burdaki bayanların yorumlarını görünce birden evlilikten korkar oldum .. bende mi evleneceğim zaman böyle olcam.. gerçekten dediklerinizi düşünüyorum çok üzücü biişey bu çocuguna bile doğru dürüst vakit ayıran bile yok sanırım gerçekten çok üzüldüm..
Yorum Sahibi : DİLEK KUŞ 10.11.2009
Yorum :
bende çalışan bir anne olarak yazilanlarin hepsine katiliyorum hafta içide hafta sonu da ev işleri ve çocuk arasinda mekik dokuyorum Çoğu zamamn işte yorulduğumdan daha fazla yoruluyorum çünkü eşim sağolsun kesinlikle yardimci olmuyor herşey malesef benim yapmamı bekliyor
Yorum Sahibi : gülgün dolar 09.11.2009
Yorum :
Süper anne sendromu diye birşey var gerçekten.Hangi birimiz tam olarak anne yada eş olduğumuzu hissedebiliyoruz.Hayatımız ev ve iş arasında koşturmakla geçiyor.Hiçbirşeye yetişemeyen robot kadınlar olmuşuz...
Yorum Sahibi : Bugra Yaşar 09.11.2009
Yorum :
buradaki yorumları okuyunca cidden çok üzüldüm. çalışan kadınlar, sizler birer meleksiniz. sizler kurtuluş şavaşında cepheye malzeme taşıyan kadınlarla eşdeğersiniz bence.
Yorum Sahibi : GÜLAY ÖZLER 09.11.2009
Yorum :
Bende çalışan bir anneyim.Eşim şehir dışında çalıştığı için hafta sonları burda oluyor ve bütün koşturma o zaman başlıyor.Çamaşır ,ütü,çocuk bakımı,ev işi, alışveriş ve daha fazlası bazen hafta sonun gelmesini hiç istemiyorum dinlenmektense daha çok yoruluyorum sağolsun eşim çok yardımcı oluyor fakat yinede çocuğumla yeterince ilgilenemiyorum parktayken bile evdeki işler geliyo sürekli aklıma. biz bayanlara aslında selena gibi sihir verilmesi lazım tek işaretle bütün işler bitsin bizlerde eşimiz ve çocuğumuzla daha güzel vakitler geçirelim.Yinede çok mutluyum çalışmaktan ve anne olmaktan onların bi gülücükleri dünyalara bedel.
Yorum Sahibi : İLKNUR ERGEN 09.11.2009
Yorum :
bende çalışan bir anneyim akşamları saat 19:30 dan önce evde olamıyorum.değil kendime zaman ayırmak hiçbir işe yetişemiyorum.eş yardımına gelince türkiye'de kaç erkek eşine yardım ediyor acaba!!!!sonuç yorgun,mutsuz ve bakımsız kadınlar.bu kimin suçu acaba????
Yorum Sahibi : emine özçömlekçi 09.11.2009
Yorum :
çalışan bır anneyım ve gerçekten bıtmiş durumdayım .hafta sonu yorgunlugum ikiye katlanıyor. ve ben tükenmiş bir şekilde haftaya başlıyorum ve şu an olduğu gıbı çoook yorgun ve mutsuzum..
Yorum Sahibi : semra aslı tunç 09.11.2009
Yorum :
Gerçekten hem çalışmak hem iyi bir eş ve anne olmak çok yıpratıcı. Üstüne birde herşeyin mükemmel olmasını bekleyen bir eş eklenince yorgunluğun yerini kızgınlık alıyor. Güzel geçirmeniz gereken zamanları birşeyleri yetiştirme gayreti içinde kendinizi yıpratarak sinir harbi içinde geçiriyorsunuz. Ve sonuç ta gelmiş olduğunuz durumdan kimse memmnun değil. Galiba önce insan kendini mutlu etmenin yolunu bulacak sonra etrafına mutluluk dağıtacak.