Hayatım boyunca unutamayacağım bütün duyguların karmakarışık yaşandığı başka bir gün olamaz sanırım…
Eşimle 10 yıllık bir birlikteliğin sonunda evlendik. Birbirimizi çok iyi tanıyor ve ne istediğimizi biliyorduk, her ne kadar ilk evlendiğimizde 2 yıl çocuk düşünmüyoruz desek de prenses çoktan geleceği güne karar vermiş, doğru zamanı kendi ayarlamış bile.
Evleneli 6 ay olmuştu, çok sevdiğim bir arkadaşım 2,5 aylık hamile idi. Israrlarla bana da "Sen hamilesin, bak gel bizim buradaki klinikte sana test yaptıralım. Göreceksin hamilesin." diyordu. Eşimle dalga geçerek ama tedirgin bir şekilde gittik test yaptırmaya, kan verdiğimde 20.01.2006 saat 21:00 idi. Hemşire saat 23:00’da sonucunuz çıkar, hayırlı olsun diyerek uğurladı bizi. Bizde vakit geçirmek için Tolga ve Nuray’a gittik, hani şu hamile olan arkadaşımıza. Onlar konuştukça ben sürekli Nuray’ın karnına bakıyor, içimden acaba doğru mu? Acaba 2 saat sonra ne olacak? diye düşünüyordum. Derken saat 23:00 oldu ve eşim Tolga ile birlikte bana "Senin gelmene gerek yok, sen Nuray’ın yanında dur, biz alıp gelelim." dedi ve gittiler. Klinik eve o kadar yakındı ki aradan 10 dakika geçmeden telefon çaldı. Arayan Tolgaydı Nuray’a "Esray’a söyle hadi gözü aydın." derken ben telefonu kaptım elinden Tolga İbrahim’e verdi telefonu. Aşkım heyecandan ve mutluluktan konuşamıyordu. Giderken 10 dakikada gittikleri yolu sanki 10 saatte gelmişlerdi. Onları beklerken refleksle iki elimi karnıma koydum ve o anda hissettim bebeğimi. Of, o kadar karışık bir duygu ki bu anlatamam. Korku, sevinç, mutluluk, heyecan, çaresizlik ve ne yapacağını bilememek.
Evet hamileydim ve artık hayatım tamamen değişecekti, henüz çok küçüktün sadece 5 haftalık… Ertesi gün hemen doktora gittik emin olmak seni görmek istiyorduk. Doktorum Bülent Faka ile tanıştık o uzun ve meşakkatli yolu birlikte atlatacaktık ve nitekim de öyle oldu.
Bebeğim çok yormadı beni, çok sorunlu bir hamilelik geçirmedim, sadece biraz obur ve sürekli yiyen bir anne adayı idim. Doğumumun Eylül ortası olması bekleniyordu ilk kontroller sonucu ama zaman ilerledikçe ve karnım büyüdükçe ben o kadar uzamayacağına emindim.
Hamileliğimin son günlerinde annemde kalmaya başladık. Sanırım 1 ay kala valizim hazırlandı. Doktor kontrollerimi hiç aksatmıyor eşimle birlikte gidiyorduk. En son 24.08.2006 tarihinde Bülent Bey son kontrol ve doğuma karar vermek üzere randevu verdi bize, gittik. Tabii ki sezeryan olacaktı, başka şansı yoktu çünkü hiç normal doğum yapacak psikoloji yoktu bende. En son NST’ye bağlandığımda Bülent Bey "Her şey yolunda görünüyor 11.09.2006’da doğum için hastane de görüşürüz." dedi bize. Ben daha oradan çıkmadan "Emin misiniz ben hiç sanmıyorum, o kadar beklemeyecek gibi." dedim ve gülüştük.
Veee 24.08.2006 Saat 21:30 karnımın içinde her zamankinden farklı garip bir ağrı. Eşimle dışarıdayız, düşünmemeye çalışıyorum, başka şeylerle ilgileniyorum yok olacak gibi değil. "Hemen eve dönelim." dedim, apar topar arabaya bindik. Canım aşkım benim beni sahile götürüyor hava almak iyi gelir diye ama ağrı gittikçe beni daha da strese sokuyor. "Hiçbir şey istemiyorum, sadece eve gidip yatmak istiyorum." dedim eve geldik. Annem ne olduğunu anlamaya çalışıyor çaresizce yüzümüze bakıyordu. Ağrım olduğunu anladı hemen beni yatırıp ayaklarımı havaya dikti, uzan şimdi geçer dedi ama nerdeeee… Saat 22:30 eşim Bülent Beyi aradı buscopan içsin yarım saatte geçer dedi. Hayırrr geçmedi ve sonuçta Bülent Bey’de garip bir şeyler olduğunu anlayıp bizi hastaneye yönlendirdi. Yol bitmek bilmedi 15 dakikalık hastane bana 15 saat sürmüş gibi geldi.
Kapıda bekliyorlardı bizi, hemen nöbetçi doktor geldi ultrasonla baktı "Evet doğum başlamış." dedi. Ben şaka yapıyorsunuz herhalde daha çok var gibi saçma sapan şeyler söylemeye başladım… Hemen Bülent Bey’e haber verdiler beni bir odaya alıp NST ye bağladılar, ağrı hafiflemiyor gittikçe daha da artıyordu. Annem, ablam, eşim kayınvalidemler herkes yanımdaydı ben yatıyor ve sürekli ağlıyordum. Dakikalar sonra meleğimi kucağıma alacaktım bunu düşünmek az da olsa hafifletiyordu acımı ama odadaki konuşmalar beni acayip sinirlendiriyordu. Herkese çıkın buradan demek istiyordum. Aşkım elimi tutuyor heyecandan bir sağa bir sola koşturuyordu. Onun çıktığı zamanlarda da ablam elimi tutup "Bak az kaldı kavuşuyoruz İpek Serra’ya." diyerek bana teselli vermeye çalışıyordu.
Hemşire geldi herkesi odadan çıkardı ve ben kıvranırken bana bir takım sorular sordu ve saat 00:30’da beni ameliyata alacaklarını söyledi. Ben ısrarlarla Bülent beyi soruyor o gelmeden asla doğurmayacağımı söylüyordum. Derken saat 00:15'de beni hazırlamak üzere hastabakıcılar ve hemşireler geldi. Heyecandan mı ağrıdan mı bilemiyorum ama inanılmaz titriyordum. Sedyeye aldılar beni. Hadi bakalım gidiyoruz İpek Serra’yı alıp getireceksin annenlere dedi birisi ama kimdi hatırlamıyorum.
Herkese el sallayarak indim doğumhaneye. Başımda bir sürü insan, bir tanesi de dindirse ya şu ağrıyı diye mırıldanıyorum yüksek sesle. En son narkozcuya "Hadi ne bekliyorsunuz?" dediğimi hatırlıyorum. Gözümü açtığımda her şey bitmiş ellerim yine refleksle karnıma gitti. Evde uyanmış, sanki rüyadan kalkmışım gibi bir duyguydu bu çok net hatırlıyorum.
Gözlerim bulanık bir şekilde Bülent Beyi gördüm karşımda, ağlayarak "Bebeğim" diye sordum, beni o kadar iyi tanımış ki 9 ay da, "Merak etmeyin kuvezde değil yukarda sizi bekliyor." dedi. Hemen yanına gitmek istiyordum. Kapıda bizimkiler beni bekliyordu bir kısmı da yukarda İpek Serra’yı izliyormuş, bunu sonra CD’yi izlerken gördüm.
Beni odama çıkardılar, sabırsızlıkla bebeğimin gelmesini bekliyordum. Nihayet hemşirenin kucağında getirdiler meleğimi. Onu gördüğüm anda hissettiklerimi, kucağıma aldığım an da ki heyecanımı, emzirmeye başladığım anda ki mutluluğumu tarif etmem imkânsız.
Sonsuz Şükürler olsun Allahıma bana bu duyguyu yaşattığı için...
Meleğim seni çok seviyorum.İyi ki doğdun İyi ki varsın.
|